AMPLİFİKATÖRLER 

Amplifikatör (amplificateur) Fransızca bir kelimedir, yükselteç anlamına gelir. Elektronikte küçük elektrik sinyallerini yükselten, büyüten, kuvvetlendiren devrelere amplifikatör denir.

Yapısına göre amplifikatörler üç grupta toplanır:

1- Manyetik amplifikatörler.
2- Lambalı (tüplü) amplifikatörler.
3- Transistörlü (Yarıiletken) amplifikatörler.

Girişine uygulanan elektriki işareti ( sinyal ) yükseltenElektronik devreler. Burada yükseltece uygulanan işaretler, mikrofonun elektriğe çevirdiği ses, pikabın çevirdiği Basınç değişikliği, teyp kafasının elektriğe çevirdiği manyetik enerji ve benzeri, yükseltilmesi istenen elektriki işaretlerdir.

Ayrıca görüntü de kameralarda Elektrik işaretine çevrilebilir. Bunlardan bir çeşit yükselteç olan “ video ”, yükselteçlerle istenilen seviyeye çıkarılabilir. Bu amplifikatörler ( yükselteçler ) şöyle sınıflandırılabilir:

A) Kullanma yerlerine göre:

  1. Ses frekans yükselteçleri: Frekansı 3 MHz (Mega Hertz) ile 20 kHz (Kilo Hertz) arasındaki ses sinyallerini yükseltirler.
  2. Yüksek frekans yükselteçleri: Frekansı 3 MHz ile 30 MHz arasındaki elektriki sinyalleri yükseltirler.
  3. Orta frekans yükselteçleri ( IF intermedial Frekans ) : Frekansı 300 kHz ile 3000 kHzarasındaki sinyalleri yükseltirler.
  4. Video (görüntü) yükselteçleri: Bu tip yükselteçler Televizyon ve video gibi görüntü veren cihazlarda, sadece belli bir frekans sınırı içerisinde elektriki işarete çevrilen görüntüyü yükselterek, istenen seviyeye getirirler.
  5. İşlem yükselteçleri: (Operasyonel amplifikatör – OPAMP). Bu tip yükselteçler sanayide, tıpta ve bir çok sivil – askeri gayeli cihazlarda elektrik işaretine çevrilen herhangi bir fiziki işlemi veya olayı istenen seviyeye kadar yükseltirler. Daha sonra bu elektriki işaret, ya fiziki bir olaya ( analog ) veya rakamlarla ifade edilen bilgiye ( Dijital ) dönüştürülür.
  6. Güç yükselteçleri : Bu tip yükselteçler, elektriki işaretleri( televizyon, hoparlör ekranı gibi) kumanda edebilecek seviyeye kadar yükseltir.

B) Çalışma şekline göre 6 grupta toplanır:

1- A sınıfı    2- B sınıfı    3- AB sınıfı    4- C sınıfı    5- D sınıfı    6-E sınıfı

1. A sınıfı çalışan yükselteçler: Bu sınıfta çalışan yükselteçler, girişe uygulanan elektriki işareti herhangi bir bozulmaya uğratmadan yükseltirler. Bu tip yükselteçlerde verim düşük olmakla birlikte % 30-40 girişi aynen yükselttiklerinden tercih edilirler. Çünkü sesin herhangi bir bozulmaya uğramaması istenir. Girişte sinyal yokken besleme kaynağından enerji harcaması olur.

2. B sınıfı çalışan yükselteçler: B sınıfı yükselteçler girişe uygulanan işaretin sadece bir alternansını yükseltirler. Güç istenen yerlerde kullanılırlar. Verimleri % 60-70 civarındadır. Buna karşılık sinyali bozduğundan, tek başına ses yükseltici olarak kullanılmazlar. Pus-pull veya simetrik çıkışlı olarak iki adet B sınıfı yükselteç ard arda bağlanarak kullanılır. Girişte sinyal yokken besleme kaynağından çok az bir akımçekerler.

3. C sınıfı çalışan yükselteçler: Bu yükselteçler girişine uygulanan işaretin sadece bir kısmını yükseltirler. Verimleri oldukça yüksektir. (% 80-85). Fakat giriş sinyalini bozarlar. Özellikle, yüksek frekanslı vericilerde ve alıcıların orta frekans (I.F) yükselticisi olarak kullanılırlar. Girişte sinyal yok iken besleme kaynağından akım çekmezler.

 

 

Çalışma frekansına göre 5 grupta toplanırlar:

1- AF: Alçak frekans yani ses frekans amplifikatörleri. = LOW F
2- Yüksek frekans amplifikatörleri. = HF
3- Çok yüksek frekans amplifikatörleri. = VHF
4- Çok yüksek frekans ötesi amplifikatörleri. = UHF
5- Çok yüksek frekans ötesinden daha yüksek frekans amplifikatörleri. = SHF

Halk arasında amplifikatör denince önce AF, yani ses amplifikatörleri akla geliyor.

Onun için ben de çoğunlukla AF amplifikatörleri üzerinde duracağım.

1- Manyetik amplifikatörler: Transformatörler gibi demir nüveli çok sayıda bobinlerden ve diğer devre elemanlarından ( Lamba ve yarıiletkenler hariç) yapılmışlardır. Randımanları aşırı derecede düşüktür. Güçlerine göre çok ağırdırlar. Hacimleri çok fazladır. Yüksek frekanslarda çalışamazlar. Kullanışsız olduklarından 100 yıl kadar önce terkedilmişlerdir. Dolayısı ile ben de bu cihazlardan bir daha bahsetmeyeceğim

2- Lambalı (tüplü) amplifikatörler: Düşük basınç altında (vakumlanmış) bir tüp içine özel gazlar doldurulur ve içine biri anot, biri katot olmak üzere en az iki elektrot yerleştirilir. İki elektrotlusu diyot, üç elektrotlu triyot, dört elektrotlu tetrot, beş elektrotlu pentot adını alır. Daha çok elektrotlular olabilir; hegzot, oktot gibi. Bir tüp içinde hem diyot, hem triyot hem de pentot olan bileşik lambalar da vardır.

Örnek olarak triyot lambayı incelersek: Flaman denen bir ısıtıcının ısıttığı bir katot, bir anot ve ikisinin arasına ızgara şeklinde gözenekli üçüncü bir elektrot yerleştirilmiştir. Lambanın karakterine göre flamana 1,5 ile 7,5 V arası, anot ve  katoda  DC 90 ile 3000 V arası (genelde 300 veya 500 V) bir gerilim uygulanır. Flaman vasıtasıyla ısınan katot elektron yayar, elektronlar negatif yüklü oldukları için pozitif olan anot tarafından çekilirler, ızgaranın gözenekleri arasından geçerek anoda ulaşırlar ve elektron akışı olur. Izgaraya negatif yük verilir, ızgara aynı yüke sahip olduğu için elektronları iter, yük miktarına göre elektronları ya yavaşlatır ya da geçit vermeyip tamamen durdurur. Eğer pozitif yük verilirse tersine elektronların geçiş hızı artar. Izgaradaki çok küçük bir gerilim değişimi anotta çok büyük değişimlere neden olur. Böylece sinyal kuvvetlendirilmiş olur.

Lambalı amplifikatörler; manyetik amplifikatörlere göre çok hafiftir, hacmi daha azdır, randıman daha yüksektir, istenen her güçte yapılabilir, sinyal kalitesi iyidir, alçak frekanslar (LOW F) veya yüksek frekanslar (HF, VHF, UHF, SHF) için yapılabilir. Transistörlü amplifikatörlerin gelişmesiyle kullanımları büyük oranda düşmüştür ama terk edilmemiştir. Lambalılarda yüksek anot gerilimi olması, kondansatörlerin yüksek voltajlı olması, dirençlerin wattlı olması, alçak frekanslarda her zaman için çıkış trafosunun gerekmesi, flamanların ayrı bir enerji harcaması dezavantajdır.

3- Transistörlü amplifikatörler: Aslında bunlara artık transistörlü yerine yarıiletken amplifikatörler demek daha doğru olur. Çünkü birer yarıiletken olan germanyum veya silikon diyot ve transistörler kullanılmaya başlandıktan sonra hızla geliştirilerek FET, MOSFET, CMOSFET, UJT, TRİSTÖR, DİYAK, TRİYAK, ENTEGRE, MİKROÇİP ve daha başka yarıiletken elemanların da kullanımıyla kalite artmıştır.

Lambalılara göre çok hafiftir, hacmi daha küçüktür, daha sağlamdır, daha randımanlıdır. Eğer güç gerekmiyorsa 1,5 voltla çalışan yarıiletkenler vardır. Yüksek gerilim olarak ta 300 volta kadar olabilir. İstenen her güçte yapılabilir, sinyal kalitesi iyidir, alçak frekanslar (LOW F) veya yüksek frekanslar (HF, VHF, UHF, SHF) için yapılabilir. Düşük voltajlarda çalışması hobi alanında da hızla yayılmasını sağlamıştır.
Ayrıca lamba ve transistörlerin beraber kullanıldığı amplifikatörler de vardır.

 

YAZAR : Admin

Elektronik Mühendisi X-Işınlı Görüntüleme Sistemleri Test Kontrol ve Kalibrasyon Uzmanı (Sağ.Bak.)

BU YAZIYI DA İNCELEDİNİZ Mİ ?

Elektrik Elektronik Mühendisliği öğrencilerine tavsiyeler

Elektrik Elektronik Mühendisi adayı arkadaşlar (  Tekniker ve Teknisyen arkadaşlarım bunlar sizin içinde geçerli ) …

Elektrik-Elektronik Mühendisliği taban puanları

Elektrik-Elektronik Mühendisliği taban puanları 2020 Elektrik-Elektronik Mühendisliği Puan Türü Sayısal Tercih yapmadan önce  Türkiye’deki Elektrik …

Bir cevap yazın