SAYISAL TV ALICILARI

1.1 ALICILARIN DONANIMSAL YAPISI

1.1.1 Çevre Elemanları

1.1.1.1 Çanak Anten

Uydu gelen yüksek frekansta çok zayıf mikro dalga sinyalleri toplar ve LNB’ye yansıtır. Verimliliği doğrudan büyüklüğüne ve geometrisine bağlıdır.

1.1.1.1.1 Ofset Çanak Anten

Yumurta şeklindeki oval çanaklar OFFSET çanaklardır. Uydular yörüngesinden aşağı ve yukarı 300 km zikzak çizerek bizimle beraber Dünya etrafında dönerler. Ofset çanakların ova! olmasının nedeni işte bu uydunun 300 km yukarı aşağı zikzak çizdiğinde çanak anten 24 saat boyunca aynı kalitede sinyal almasını sağlayan oval oluşudur. İşte bu yüzden küçük boyuttaki ofset çanaklar dahi verimli çalışmasını sağlar ve ayrıca ofset çanak anten daha estetik ve elemanları daha düzgün daha sağlamdır. Ofset çanak anten Üretmek özel pres kalıplarla mümkündür buda yüksek maliyetler gerektirir ancak böyle yüksek maliyetli bir fabrika kuran çanağının kalitesine önem vermesi gerekir.

Şekil 1.1 Ofset çanak anten

1.1.1.1.2 Parabol Çanak Anten

Tam yuvarlak çanaklar parabol çanaklardır. Parabol anten gelen ışınları odak noktasında topladığı için kazancı yüksektir. Ancak Parabol çanaklar LNB’nin tam ordasında durması uydudan gelen sinyali engellerken, uydu 300 km zikzak çizerken sadece 300 km alanın içinde en iyi gördüğü konuma uydu geldiğinde alabileceği en iyi sinyali almaya çalışır. Parabol çanakların ayaklarının yan desteklerin olmaması sağlam monte edilmesini engelliyor. Parabol antenler hem gönderme hem de alma işleminde kullanılabilirler. Bir de gerçekten yeni olan “Wavefrontier” çanağı var, Toroidal deniyor. Bunun özelliği birbirine iyice uzak uydulardan 16 taneye kadar LNB ile çalışabilmesi. Küçük olanı 55cm, büyüğü 90cm olan iki modeli var. Ayni büyüklükte olan parabol çanaklar kadar verimli olduğu ve montajının çok kolay olduğu söyleniyor. Firma 1999’da kurulmuş. Merkezi Kore’de, araştırma geliştirme merkezi Rusya’da. Zaten Toroidal’in matematiksel modelinin ve formülünün bilgisayarlar sayesinde keşfedildiği merkez Moskova. Üretim tesisleri Taiwan’da, satış merkezi ise Irvine, Kalifomiya, ABD tekniği gerçekten çok karışık. Uydudan gelen sinyal ana yansıtıcıdan iki defa yansıtılarak bir çizgi Üzerinde oluşturulan çok sayıdaki odağa yansıtılıyor. Ana yansıtıcı bir elipsoid, yardımcı yansıtıcı ise Toroidal +Elipsoid. Toroid geometrisi bir antende ilk defa kullanıldığı için adına toroidal demişler.

Şekil 1.2 Parabol çanak anten

Daha önceki çift yansıtıcılı Cassegrain ve Gregoryen çanaklarda hiperboloid, paraboloid ve elipsoid geometrileri kullanılmıştı. Ancak bu çanakların hepsi tek odaklı çanaklar idi. Bu anten ise prensip olarak Gregoryen yansıtıcılı antene benziyor ancak formülü değişik Yardımcı yansıtıcının geometrisi hiperboloid yerine bir sanal “toroid” ana yansıtıcı ise elipsoide benziyor. Parabolik formülü hiç yok. Yardımcı yansıtıcı konveks-konkav. Yani bir düzlemi konveks iken ortogonal düzlemi konkav. Tam şekilleri ayrıntılı matematiksel hesaplar. Matematik ve fizik denklemleri ile elde ediliyor. Adını “Toroidal çok uydulu anten” koymuşlar. Hareket eden aksamının olmaması hareketli çanağa göre daha güvenilir yapıyor. Ayrıca en önemli avantajı bu çanağın aldığı çok sayıda uydu sinyalinin çok sayıda kullanıcı tarafından da paylaşılabilmesi. Hareketli çanakta bu mümkün değil. Polar antenle herhangi anda sadece bir tek uydunun yayınları izlenebilir.

1.1.1.2LNB (Low Block Downconverter. Mikrodalga Kafa, Düşük Gürültü Konverter)

LNB, çanağın odak noktasında toplanmış olan mikrodalga (2-50GHz) sinyali güçlendirip. Üzerinde elektronik işlemlerin daha rahat yapılabileceği daha alt bir frekans bandına (1-2G Hz) dönüştürür. Esas olarak Üç ana kısmı bulunur. Besleme ağzı (feed) , yÜkseltici (amplifier), ve alt frekansa dönüştürücü (converter). Uydulardan gelen yayınların bulunduğu (2-50Ghz) arası bant dilimlere ayrılarak sırasıyla S, C, X, Ku. Ka, EHF,V bandları olarak adlandırılmaktadır. Burada sadece ticari haberleşme uydularının radyo TV yayınlarını almakta kullanılan C (3.4 ­4.2GHz)bandı ve Ku (10.7 – 12.75 GHz) bandı LNB’lerinden söz edilecektir.

Şekil 1.3 LNB

Size gereken LNB’nin hangisi olduğunu bilebilmek için öncelikle “Hangi yayınlar izlenecek, hangi çanak kullanılacak? , kaç kullanıcı izleyecek? sorularının cevabını bilmek gerekiyor. Eğer amaç küçük çanakla bir uydu sistemi kurup Türk ve Avrupa yayınlarını izlemek ise gereken kendinden ofset feedli bir “Ku Universal LNBF’ “dir. Böyle bir LNB Türk uydu yayınlarının tamamını. Avrupa yayınlarının ise %95’ini almanız için yeterlidir. Piyasada satılan LNB’lerin %95i bu türdendir. Eğer çanak birkaç uydu alıcısına paylaştırılacaksa Twin veya Quad universal, merkezi sistemden çok kullanıcıya dağıtılacak ise Quattro Universal kullanılır.

1.1.1.2   Diseqc

Üst bant yayınlarının yeni yeni kullanılmaya başlandığı (1996-97) yıllarda aynı anda iki uydudan birinin alt ve üst bantları arasında seçim yapabilmek mümkün olamamaktaydı. Çünkü daha önce çanak seçme anahtarlaması için kullanılan 22KHz LNB’ lerin içindeki osilatör seçimi (alt üst bant geçişi) için kullanılmıştı. Alıcıdan anten istikametine uygulanacak bir kontrol işaretleşmesi sistemi acilen gerekiyordu. DiSEqC (Digital Uydu Teçhizatı Kontrolü) bu gereksinimden ortaya çıktı. Şimdi daha önceki 22KHz tekniği kullanılarak bu taşıyıcının üzerinden sayısal telgraf modüle edilmektedir

Önceden polarizasyon düzlemini değiştirme, çanak değiştirme ve hareketli anten kumandaları tümüyle değişik bağlantı ve kontrol şekillerine sahipti, Örneğin 13118V polarizasyon değişikliği için, 22K11z sinyali ise çanak seçimi için kullanılmaktaydı. Ayrıca hareketli antenlerin kumandaları da tümüyle ayrı sinyallerle yapılmaktaydı. Cihazlar arasındaki uyumsuzluk sorunu da kullanıcının cihaz seçimini güçleştirmekteydi. Ayrıca daha önceki tekniklerle hem alt hem de üst bantları olan iki uydu arasında seçim yapmak mümkün olmamaktaydı.

DiSEqC Üzerine sayısal telgrafların modüle edileceği bir taşıyıcı olarak 22KHz tekniğini kullanmaktadır. Ana kumanda fonksiyonu her uydu alıcısı içinde bulunan mikroprosesor tarafından üstlenilmektedir. Bu ana birim (master) tarafından verilen sayısal kumanda bilgileri kumanda edilen (slave) cihazlar tarafından algılanır. DiSEqC şu anda 4 ana çeşit yapıda bulunmaktadır. Basit DiSEqC (Mini – DiSEqC de denmektedir.) , DiSEqC 1.0 ve DiSEqC 2.0 ile DiSEqC 1.2.  Mini DiSEqC de sadece temel uygulamalara yeterli kısıtlı özellikler bulunmaktadır. Bu tip 22kHz sinyal için sadece 2 konumu içerir.12ms sürekli (O bilgisi) ve 12ms kesikli (1 bilgisi) , Bu şekilde 13/18V anahtarlamasının da kullanılmasıyla toplam 8 polariteye kumanda edilebilir. Yani örneğin V ve H polariteleri üst ve alt bantları ile iki çanağın tüm polariteleri seçilebilir. Eğer 8 polariteden çok kumanda gerekiyor ise mini-DiSEqC den vazgeçilmelidir. Sıra istenildiği kadar çok çanağa kumanda edebilen DiSEqC 1.0’a gelir. Bu durumda gerekli kumanda bilgileri 22kHz sinyalin üzerine modüle edilir. Örneğin 1.5ms bit periyodunun 0.5ms 22KHz var, 1 ms yok konumu 1 bilgisini, 1 ms var O,5ms yok konumu ise O bilgisini vermektedir.

Sinyal haberleşmesi Mini – DiSEqC sistemi (a), DiSEqC 1.0 ve Üzeri ise (b) ye göredir. Şekilde görüldüğü gibi Mini – DiSEqC sisteminde sadece iki sinyal konumu mevcuttur (yani toplam sadece 8 polarizasyon düzlemine imkan verir , DiSEqC 1.0 ve üzeri için ise seçenekler neredeyse sınırsız olmaktadır.

Bu sistem temel olarak tüm anahtarlama işlevlerini yerine getirmektedir, ancak dijital teknoloji daha da fazlasını vadeder. DiSEqC 2.0 ile çevre cihazları ana birimin (master) çip fonksiyonlarını da görmektedir. Bu şekilde kullanıcıya yeni avantajlar sağlanmaktadır. Uydu alıcısının kullanımı ve programlanması oldukça kolaylaşmaktadır. Örneğin uydu alıcısına LNB’nin lokal osilatör frekansının bildirilmesi gerekmez sistem kendiliğinden tanıyabilir. Ayrıca merkezi kumanda tarafından her türlü hata durumu değerlendirilip düzeltici değişiklik yapılabilir.

DiSEqC sistemi bir dizi cihazı yada parçayı kumanda edebilme imkanı sağlar. Polarizasyon düzlemleri veya, uydu sistemleri arasında seçim yapmanın yanı sıra polarizöder aktüatörler gibi çeşitli hareketli anten parçalarına kumanda edilebilir.

DiSEqC sistemi geriye doğru uyumludur. Eskiden var olan 13-18V ve 22kHz sinyallerine sahip uydu alıcıları da bu sistemin içinde eskiden var olan tüm fonksiyonlarını görebilirler. Ancak yeni geliştirilen ilave fonksiyonları yapamazlar.

Bu haberleşmede yönlendirici durumda olan Master entegre devredir. Master devre Slave devreden bir cevap bekliyor ise (DiSEqC 2.0) bunun nasıl bir cevap olduğunu da belirler Slave devrelerden gerekli cevap gelmeden haberleşme bitmez. Kısacası master bir (yada daha çok) Slave cihaza 22kHz sinyalini kodlayarak kısa bir komut göndermektedir ki bu basit bir yazılım veya onu ikame eden devre ile yapılabilmektedir. Slave cihazda ise (örneğin switch) hem uç cihazına gerekli  kontrollar (örn. Antenleri seçen rölelerin kontrolü) hem de gerekli sinyal kodlama ve çözme işlemleri aynı bir tek mikrokontrolör çipinde yapılır. Multiswitch denilen kutularda ise farklı master (uydu alıcısı tarafı) devrelerden gelen komutlara uygun uç cihazları (örn. Anten) seçen bu devrelerden bir matris şeklinde (alıcı sayısı kadar adette) bulunur.

Şekil 1.4 Diseqc

1.1.1.2   Diseqc Motor

DiSEqC protokolleri arasına uydu anten motorlarını doğrudan uydu alıcılarından çıkan koaksiyel anten kabloları üzerinden çalıştırmak amacıyla hazırlanan bir DiSEqC 1.2 standardı da eklendi. Bu sistem halen artık hemen hemen tüm digital uydu alıcısı üreticileri tarafından standart olarak kabul edilmiştir.

Şekil 1.5 Diseqc motor

1.1.1.2   Pozisyoner

Birden fazla uydudaki yayınları takip etmek isteyen, birden fazla çanak anten için yeterli alana sahip olmayan ve çanak anten çapı 120cm den daha büyük olan kullanıcıların pozisyonerleri kullanmaları uygundur. Bu sistem ile onbeşin (15) üzerinde uydunun yayınlarını alabilmek mümkündür. 18, 20, 22, 24 inç’lik motorlar ile beraber kullanılarak çanak anteninin istenilen uyduya dönmesini sağlar.

Şekil 1.6 Pozisyoner

1.1.1    Alıcıların Yapısı

1.1.2.1 Anakart

Sayısal alıcılar bilgisayar gibi çalışırlar. Sayısal alıcılardaki anakart bir bilgisayardaki anakart gibi görev yapar.Ancak alıcılardaki anakartalara, bilgisayarlardaki anakatlarda olduğu gibi ek devrelerle özellikler artırılamaz. Yani tümleşik devre olduğundan ekleme yapılamaz.

Anakart Üzerinde işlemci, flash bellek, RAM, tuner katı, RS 232 portu, TV scart girişi, ses çıkışı, optik ses çıkışı (opsiyonel) ve bunun gibi bölümler mevcuttur.

Şekil 1.7 Anakart

Flash bellek, bilgisayardaki harddisk gibi görev yapar. Flash bellekte fabrikasyon ayarları (1/1O) ve kullanıcı için ayrılan (9/1O) bölüm vardır. Yazılım yüklemesi yapıldığında kullanıcı için ayrılan 9/l0’luk kısım kullanılır. Alıcı resetlendiğinde ise fabrikasyon ayarlarına dönülür. Kanal bilgileri, kanalların nerede kayıtlı oldukları, hangi transponderlerin kullanıldığı bilgileri flash bellekte bulunur.

RAM işlemlerin yapıldığı yerdir. Alıcı çalışıyorken yapılan işlemler RAM’de gerçekleştirilir. Bunların dışında, ses, görüntü, bağlantı cihazları da anakart üzerinde bulunur.

1.1.1.2   Tuner

LNB’den gelen sinyali IF (Ara frekans) sinyaline çevirir. Yer, uydu ve kablo yayınları için üç değişik tip kipleme kullanıldığında üç tip yayın alınacaksa üç ayrı tuner devresi gereklidir. Tuner içinde bulunan kip çözücü devre, alıcının hangi yayını alacağını belirler. Alıcı içindeki kip çözücü, QAM sinyali çözebiliyorsa DVB-C, QPSK sinyali çözebiliyorsa DVB-S, COFDM sinyali çözebiliyorsa DVB- T alıcı adını alır.

Normal uydu tunerleri, LNB’den gelen 950-2250 MHz’lik ara frekans işaretlerini, genelde 479 MHz olarak seçilen sabit bir ara frekansa düşürdükten sonra kip çözme işlemi yapılırken, yeni nesil Zero – IF (Sıfır ara frekansına ) tunerlerde ise giriş işaretine doğrudan kenetlenen bir yerel osilatör kullanılarak ikinci ara frekans ortadan kaldırılmıştır. Böylece daha ucuz ve daha hızlı bir çözüm elde edilmiştir. Birden fazla kip çözücünün bulunduğu tunerlere combo adı verilir. Yeni uydu alıcılarında tuner devresi bir işlemci ve birkaç elektronik kompanentten oluşur.[6]

1.1.1.3   Chipset

Chipset alıcının işlemcisidir. Alıcıların tüm özellikleri chipset tarafından  belirlenir,.Alıcıların diğer parametleri de chipset tarafından belirlenir. Alıcı için  kullanılacak olan anakart chipset üreticisi tarafından tavsiye edilir. Yukarıda  değindiğimiz gibi bilgisayarı alıcıdan ayıran fark, özelliklerinin değiştirilebilmesi  yani yükseltilebilmesidir.Ancak alıcılar da chipset özelliği belirlediğinden ve değişmesi söz konusu olmadığından özellikleri artırılamaz.

Şekil 1.8 Chipset ayak bağlantıları

1.1.1.2   SMPS

Dijital alıcılarda SMPS güç kaynakları kullanılmaktadır. Çünkü alıcıların düşük gerilimlerden ve elektromanyetik alanlardan etkilenmesini önler. Alıcılarda harici olarak bulunan pozisyonerler zamanla SMPS katına dahil edilmiştir.

Şekil 1.9 SMPS

1.1.1   DVB-T ALICISILARI

Sayısal karasal yayın başladığında analog televizyonlar yayını alabilmek için dönüştürücü bir cihaza ihtiyaç duyarlar,bu cihaz yayını almalarını sağlar. Aşağıdaki cihaz televizyonun scart girişine takılarak yayın alınır.

Şekil 1.10  TV için DVB-T alıcısı

  Daha bir çok şekil ve ebatta modelleri bulunur ama çalışma prensipleri aynıdır. Aşağıdaki cihazda bilgisayarın usb girişine takılarak yayının alınmasını sağlar. Yeni nesil uydu alıcılarının da DVB-t girişleri vardır.

Şekil 1.11 Pc için DVB-T alıcısı

1.1.1   HD TV

Yeni tv’ler sayısal karasal yayını bir dönüştürücüye gerek duymadan alabilir. Aşağıdaki şekilde onlardan biri gösterilmektedir.

Şekil 1.12 Sayısal yayınları alan tv

ALICILARIN YAZILIMSAL YAPISI

Şekil 1.13 Sayısal alıcı yazılım katları

1.1.1   Yazılım

Dijital alıcıların en zor kısmı yazılım kısmıdır. İstasyon bulma, kanal programlama, ses ve görüntü bileşenlerinin tanınarak ayıklanması ve buna benzer daha pek çok işlem yazılım tarafından gerçekleştirilmektedir. Yazılım üç kısımdan oluşmaktadır:

  1. Alıcı imalatçısı tarafından yazılması gereken “Uygulama Yazılımı”.
  2. Kısman alıcı imalatçısı kısmen de Tümdevre imalatçısı tarafından yazılan “Uygulama

Yazılım arayüzü

  1. Tümdevre imalatçısı tarafından verilen veya yazılım evlerinden satın alınan “Gerçek Zamanlı İşletim Sistemi”
  2. Tümdevre imalatçısı tarafından yazılan “Sürücü” yazılımları.[1-3]

1.1.2   Şifreleme ve Kısıtlı Kullanım

Sayısal televizyonun getirdiği önemli avantajlardan biri de güvenilir ve kolay şifreleme tekniklerine uygun olmasıdır. Sayısal sistemler için kırılması çok zor şifreleme teknikleri geliştirmek ve uygulamak çok kolaylaşmıştır. Buna bağlı olarak da sadece reklam gelirlerine bağımlı TV istasyonlarının yerini abone sistemine dayalı paralı televizyonlar (pay-TV) ve bunlarla paralel isteğe bağlı video filimler (video-on­demand), film başına para ödeme (payper-view) gibi sistemler almaktadır. Tabii faturalama için aboneden istasyona geri yönde iletişim de gereklidir. Bu da genellikle basit bir modem ve normal telefon hattı ile sağlanabilir. Kablo-TV sistemlerinde tek bir kablo hem ileri hem geri yönde iletişimi sağlar.

Eğer yayın kısıtlı kullanımlı veya şifreli ise program yerleşim tablosunda (PMT) belirtilen özel tablolarda ve kısıtlı kullanımı tablosunda (CA T) hangi yöntemin kullanıldığı ve şifre çözümü için gerekli bilgiler verilir. Standart ayrıca bir Ortak Şifreleme Algoritması (Common Scrambling Algorithm, CSA) belirlemiştir. İsteyen yayıncılar bu ortak algoritmayı kullanarak kullanıcılar için ucuz çözümler üretebilir. Bu algoritma makul süreler için yeterli bir gizlilik sağlamaktadır. Çözülmesi daha zor bir sistem isteyen yayıncılar kendi özel tekniklerini de kullanabilirler.

Her yayıncı kendi şifreleme yönteminin ve aboneleri ile ilgili bilgilerin gizli kalmasını istediğinden standart belli bir tek kısıtlı kullanım (conditional access, CA) algoritması belirlemiştir. Buna karşılık, kullanıcıların her bir şifreli yayın için ayrı bir kod çözme cihazı kullanmaları da pek. pratik değildir. Bu yüzden DVB standardı iki ayrı yol önermektedir:

Simuleryptl” sistemi: Bu sistem. aynı şifreleme algoritması kullanan fakat değişik “kısıtlı kullanım” yöntemleri seçen değişik yayıncıların aynı transport sisteminden yararlanmalarına izin verir. Bu yayıncılar aralarında anlaşarak hepsinin “kısıtlı kullanım” yöntemlerine uygun ortak bir yayın dizisi belirlerler ve her biri kendi şifrelenmiş sinyalini aynı dizi içinde gönderir.

“MuIticrypt” sistemi: bu sistemde “kısıtlı kullanım” ve şifre çözümü ile ilgili bütün fonksiyonlar bilgisayarlarda kullanılan PCMCIA tipi sökülüp takılabilen ayrı bir modül halinde gerçekleştirilir. Transport veri dizisi önce bu modülden geçirilerek şifresi çözüIür daha sonra MPEG-2 çözücüye gönderilir. Bu işlemi yapabilmek için standart bir ortak arayüz (Common Interface, Cl) kullanılır. Bu devre ana devrenin mikroişlemcisinin “bus” devresi üzerinden alıcı ile bilgi alış-verişi sağlar. Bir alıcı birden fazla Ci devresi kullanabilir. Bu sayede istediği kadar değişik şifreleme yöntemleri kullanan şifreli yayınları PCMI yarıkları ve Akıllı Şifre Kartı (Smart Cart) kullanarak izleyebilir. Değişik yöntem kullanan yayımlar için PCMCI yarığına takılan CI kartını. Aynı yöntemi kullanan fakat şifresi değişik olan yayınlar için de şifre kartını değiştirmek yeterlidir.

Yayıncılar arasındaki herhangi bir anlaşımı gerekmediğinden ve ilerde çıkabilecek yeni yöntemleri kullanabilme açısından Ortak Arayüz kullanan “Multicrypt” sistemi daha avantajlıdır, Buna karşılık pahalı konnektör kart v.s. gibi elemanları kullanmak zorunda olduğundan diğer sisteme göre daha pahalıya çıkmaktadır. Buna rağmen bugünkü dijital uydu alıcıları genellikle Ortak Arayüz (CI) sistemi ile piyasaya sürülmektedir. Sadece belli bir yayın kuruluşu kendi aboneleri için özel bir alıcı yaptırıyorsa o zaman sadece kendi şifresini çözen kod çözücü cihazlarını tercih etmektedir.[2,4]

1.2.2.1 ŞİFRELEME SİSTEMLERİNİN PRENSİPLERİ

Tahmin edilebileceği gibi şifreleme sistemleri yapısı gereği son derece gizli olarak geliştirilip uygulanması gereken sistemlerdir ve bu sistemlerde kullanılan teknikler gizli tutulmaktadır. Bu yüzden burada sadece genel prensipler anlatılacaktır.

Şifreleme algoritmaları iki farklı kontrol kelimesi (şifrelenmiş bit dizisi) kullanırlar. 2 sayısının tam katları şeklinde seçilen bir sıklıkla bu kelimeler yer değiştirir. Böylece korsanların işi zorlaştırılmış olur. Bu kelimelerden biri kullanılırken diğeri Program Eşleme Tablosu (PMT) veya Kısıtlı Kullanım Tablosu (CAT) içinde gönderilen Lisans Kontrol Bilgi1eri (ECM) içinde gönderilir. Bunlar şifre çözücü tarafından saklanarak gerekli işlemlerde kullanılır. Bunların dışında ayrıca sabit bir kontrol kelimesi vardır. Bu kelime  şifresiz yayınlarda kullanılır.

Şifreleme algoritmaları korsan kullanıcılara (hackers) karşı mümkün olduğu kadar uzun süre direnebilmelidir. Bu yüzden transport dizisi (TS), program dizisine (PES) veya her ikisine birden uygulanırlar.

1.2.2.1.1 Transport Dizisini Şifreleme

Transport dizisinin başlık kısmında iki işaret biti, dizinin şifreli olup olmadığını ve şifreli ise hangi kelimeyi kullandığını belirlemek üzere ayrılmıştır. Bu bitlerin  anlamı şöyledir:

  • 00       Şifresiz
  • 01       Sabit kontrol kelimesi ile şifreli (Herkes çözebilir)
  • 10       Çift sayılı kontrol kelimesi ile şifreli
  • 11       Tek sayılı kontrol kelimesi ile şifreli

Transport  seviyesindeki şifreleme bütün çoğullama işlemleri yapıldıktan sonra uygulanır. Her transport paketi sadece bir program dizisine ait verileri taşıdığından bu verilerin tamamı veya bir kısmı şifrelenebilir.[10]

1.2.2.1.2 Paketlenmiş Program Dizisini Şifreleme

Bu durumda şifreleme işlemi sinyalin kaynağında yapılır ve PES paketinin başlık kısmındaki iki bitlik PES Şifreleme kontrol  bitleri ile paketin şifreli olup olmadığı belirtilir

  • 00       Şifresiz
  • 01       Şifresiz
  • 10        Çift sayılı kontrol kelimesi ile şifreli
  •  11      Tek sayılı kontrol kelimesi ile şifreli

Bu seviyede şifreleme yapıldığında aşağıdaki sınırlamalara uymak gerekir. [8]

  • Başlık kısmı şifresiz olmalıdır. Aksi halde şifre çözücü nerde başlayıp nerede duracağını ve hangi  şifre kelimesini kullanacağını bilemez.

Şifreleme  184 byte ‘lık yük kısmına uygulanmalıdır ve sadece en son pakete adaptasyon bitleri  eklenmelidir.

Transport paketlerine sığabilmesi için PES paket başlığı hiçbir zaman 184 by te’ geçmemelidir

Bu şifreleme  şeklinde “sabit şifre kelimesi” kullanılamaz.

1.2.2.2 Kısıtlı Kullanım Sistemlerinin Uygulanması

Şifre çözme işlemi için Lisans Kontrol Bilgileri (ECM) ve Lisans Denetim Bilgileri (EMM) gereklidir. Bunlar kısıtlı kullanım mesajları olarak iletilirler ve aşağıdaki giriş verileri kullanılarak elde edilirler.

  • Çözme işleminin başlatan kontrol kelimesi (Cotrol_world)
  • Değişik kullanıcı gruplarını  ayırt  etmek için kullanılan kontrol kelimeleri şifrelemek için kullanılan servis anahtarı (servicejcey)
  • Servis anahtarı şifrelemek için kullanılan kullanıcı anahtar (user_key)

Lisans Kontrol Bilgileri (ECM) kontrol kelimesi ve servis anahtarı kullanılarak elde edilen bir dilİ olup yaklaşık olarak her :2 saniyede bir gönderilir. Lisans Denetim Bilgileri (EMM) ise servis anahtarı ve kullanıcı anahtarı kullanılarak elde edilir ve yaklaşık her l0 saniyede bir iletilir.

Alıcı tarafta şifre çözme işi Lisans Denetim Bilgileri (EMM) dosyasını bulup burdan servis_anahlarını ve kullanıcı_anahtarını çıkarmakla başlar. Bu iki anahtar da şifrelenmiştir. Önce bunların şifresini çözmek gerekir. Bunun için şifreli kullanıcı anahtarı akıllı kart (smart  card) ünitesine gönderilerek şifre çözülür. Sonra bu anahtar kullanılarak servis anahtarının şifresi çözülür. Çözülen servis anahtarı kullanılarak Lisans Kontrol Bilgileri (ECM) dosyasındaki kontrol kelimeleri çözülür ve bunlar kullanılarak esas veri dizisi çözülür.

Şekil 1.14 ECM ve EMM yardımı ile kontrol kelimelerinin çözülmesi

  • Önce sıfır numaralı (PID=O) paketten program ilişki tablosu (PAT), buradan da program yerleşim  tablosu (PMT) çıkarılır.
  • Program yerleşim tablosu (PMT) paketlenmiş temel dizideki (PES) ses, görüntü, sistem saat referans sinyali (PCR) ve lisans kontrol bilgilerini (ECM) taşıyan paketlerin numaralarını verir.
  • Bir numaralı (PH)]) paketten elde edilen kısıtlı kullanım tabloları (CAT) yardımı ile hangi paketlerin lisans denetim bilgilerini (EMM) taşıdığı belirlenir.
  • Bu bilgiler ve akı il ı karttaki kullanıcı  anahtarı yardımı ile bundan sonra gelen şifreli paketleri çözmek için gerekli kontrol kelimesi oluşturulur.

Burada anlatılan yöntem şifreli yayın çözmenin temel kurallarını vermektedir. Tabi ki gerçek uygulamalarda gizliliği artırmak için yayıncının kullandığı farklı ve açıklanmayan özel teknikler söz konusudur.Bütün bu gizlilik ve yeni tekniklere rağmen hiçbir şifre çözülemez değildir. Önemli olan bu şifreleri çözmeye çalışan korsanların işini yeterince zorlaştırmak ve belli bir şifreyi bulmak için geçecek zamanı mümkün olduğu kadar uzun yapabilmektir. Eğer şifre bu zaman aralığından daha kısa sürelerde değiştirilirse başkalarının bu şifreyi bulması bir işe yaramaz.[7]

1.1.1   Cihazın Yazılım Güncellenmesi

  • Bilgisayarın ve Yükleme Yapılan Cihazın  RS232 Seri Haberleşme Portu Olmalı
  • Bilgisayar İle Cihaz Arasında RS232 Seri Haberleşme Kablosu Olmalı

Şekil 1.15 Gönderme işleminin blok diyagramı ve RS 232 kablosu

Şekil 1.16Yükleme Yapılacak Cihaz NEXT YE8000 XCAM Plus

1.2.3.1 Yazılımın Bulunması

Yazılımlar internet üzerinden kolaylıkla bulunabilir.(www.nebutv.com)

Her cihazın software ‘i ve yükleme araçları aynı değildir.

Her cihaz için farklı yazılımlar kullanılabilir.

Yazılımlarda üç editörün aynı anda bulunabileceği gibi tek tekte bulunabilmektedir.

Şekil 1.17 Next Software Downloader

1.2.3.2Yazılımın Yüklenmesi

STBLoader Programını Bilgisayarınıza Kurunuz…

RS232C Kablonuzu Bilgisayar’dan Next YE8000-XCAM’e bağlayınız… (COM1)

Next YE8000-XCAM’in arkasındaki elektrik şalterini kapatınız (Cihazın ön panelinde ışık olmamalı)

STBLoader Programını açınız… (Masaüstünde Kısayol olacaktır)

Programı açtığınızda Yüklenecek Yazılımın nerde olduğunu soracaktır…

Yüklenecek Yazılımı Seçiniz…

Dosyayı seçtikten sonra program tamamen açılacaktır…

Program açıldıktan sonra, Download butonuna tıklayın…

Download butonuna tıkladıktan sonra Cihazınızın arkadaki şalterini açınız.

Yazılım yükleme işlemi başlayacaktır, İlk önce cihazın hafızası silinecektir…

Cihazın ön panelinde dnLd yazacak ve 000’dan 100’e kadar sayacaktır…

Yükleme işlemi bittiğinde uyarı ekranı gelecektir. Tamam butonuna basınız…

Yükleme işlemi başarıyla tamamlanmıştır.

Bu işlemi yaptıktan sonra cihazınızı fabrika ayarlarına döndürmeniz gerekmektedir. Bunun için CihazMenüsünden > Sistem Ayarları > Cihaz Reset’e gelerek şifre olarak 0000 giriniz.[6]

1.1        ALICILARIN ÇEŞİTLERİ

1.3.1 FTA

FTA receiver en temel üründür. FTA İngilizce Free-To-Air kelimelerinin baş harfleridir. Genel anlamda uydularda “şifresiz” ve serbest olarak alınabilen kanallar ve bunları alan cihazlara FTA Receiver denir. FTA, üzerinde modül, kart yeri ve bunları destekleyen donanım olmayan alıcıların genel adıdır. Turksattaki kanalların büyük çoğunluğu şifresizdir ve bir FT A cihazla serbestçe alınabilir.

Şekil 1.18 FTA alıcı

1.3.2 CI-CIS-CX

CI , İngilizce Comman Interface kelimelerinin baş harfleridir. Türkçesi ortak arabirim olarak söylenir.

FTA ya ilave olarak değişik şifreleme sistemlerini çözebilecek bir modül takılabilecek slotlar vardır. Bu slotlara takılan bir modül ve o modüle uygun bir kartla ilave bazı şifreli kanalları da seyretme imkanı doğar. Modüller, smartkardlar vasıtasıyla şifreli kanalların izlenmesini sağlar Normal şartlarda bu kartlar abonelik sistemiyle satın alınır. Örnek Digiturk, CI’ya ek olarak, bir adet modülün gömülü olduğu alıcılara CIS denir. Yalnızca bir adet gömülü modül bulunan alıcılara CX denir. Bu gömülü modüllel’e, sadece smartkardlar takılarak şifre çözümü gerçekleştirilir. [3]

1.3.2.1 CAM (MODÜL)

Dijital uydu alıcılarındaki yuvalara takılan ve şifreli kanalları çözmeye yarayan dekoder cihazlarıdır. Örnek olarak içine şifre kartı takılan Analog Eurocrypt veya Cine5 dekoderleridir. Bu küçük modüller  analog cihazların dijital olanlarıdır ve şekil olarak laptop bilgisayarların modem vs. kartlarının aynıdır. Hatta laptop bilgisayarların PCMCIA yuvası alıcılardaki CI yuva ile aynı özellikte olduğundan CAM’ler bu yuvalara takılarak bilgisayardan program yüklenmesi sağlanmaktadır.

Alıcı cihazlarda radyo tv yayınlarını çözme sırasında ise normalde bir CAM’in içinde bir de “smartcard” bulunmalıdır. Yani, bunlar kapının kilidi, kart da anahtarı oluyor.

Kartta abonenin kimlik numarası, hangi kanalları, hangi, tarihten, hangi tarihe kadar izleme hakkı olduğu, ayrıca ne gibi ilave masrafları olduğu gibi bilgiler yer alır. Kanalın açılması için merkezdeki bilgilerle karttaki bilgilerin birbirini tutması gerekir. Yayın sinyalinin çözülmesi esas olarak uydu alıcısının işidir. CAM ‘ın işi ise sadece kart bilgilerini şifre sistemine uygun olarak yorumlamaktır. Kart CAM’le, CAM de uydu alıcısı ile konuşarak kanal görüntü  sesin  açılması sağlanır.

Modülün takıldığı yuva CI (Ortak arayüz) bütün dijital STB (uydu/kablo/yersel dijital alıcı set üstü cihazları) için artık standart hale gelmiştir. Ayrıca bazı alıcı cihazların içinde kendinden (embedded) modül ek bulunur. Tabii bu modüle ilişkin kartın takılacağı bir ek kart yuvası vardır.(Kart yuvası ile CAM yuvası kalınlıkları çok farklı olduğu için ilk bakışta ayırt edilebilir) Birçok cihazda da hem kendinden  modül hem de ayrıca modül takılacak CI yuva bulunur.

Kendinden (embeeleled) CA’lı cibaz almak ilk başta ayrıca CAM almaya göre küçük bir maliyet avantajı  taşımakla birlikte cihazın içindeki CA çok çabuk demode olduğu ve değiştirilmesi oldukça güç olduğundan fazla tercih edilmemektedir.

Şu anda da ara yüzlü. modülü olmayan çeşitli şifre sistemleri vardır. ABD’de yaygın olan PowerVu  ve İngiltere’de Sky Digital’in dekoderi Sky Digibox (içinde NDS Videoguard denilen yeni bir CAM kullanıyorlar) bu türden cihazlar. Dekoder Digibox’ın ayrılmaz bir parçası ve sadece Sky Digital ‘in bayilerinden alınabiliyor. İleride modül sistemine geçmesi beklenen bu NDS sisteminin halen Avrupa da ve Orta Doğuda ki mevcut kullanıcıları İtalya’da “Stream” Yunanistan’da, “OTE” ve İsrail de ki “YES” platformları.

CAM satın almanın bir alternatifi kendinden dekoderli cihaz almaktansa, diğer bir alternatifi de modül donanımını emule eden bilgisayar yazılımlarıdır. Bu yazılımlar bazı dijital uydu alıcısı kartlarıyla, sadece bazı  şifre ve yazılımlar için başarılı olmaktadır.

Sonuç olarak bir CAM ve korsan kartlarla izlenemeyen bir şifreli yayını bu tür yazılımlarla çözme olanağı da yoktur. Yani alternatif bir yöntem olarak “bilgisayarda izleme” ilk bakışla kullanıcıya CAM ve kart tasarrufu sağlamakla birlikte uzun vadede çok da elverişli bir yöntem olduğu söylenemez. Şifreli yayınları izlemek için bir CAM kullanılması ise neredeyse en elverişli tek yöntem olarak durmaktadır. Bugün üretilen tüm CAM’lar tüm alıcı cihazlardaki CI yuvalarıyla tam uyumludur.

Şekil 1.20 Cam çeşitleri

 1.3.2.2 Smartcard

Kart diğer  adıyla smartcard- akıll kart içinde basit bir işlemci ile bu işlemciye entegre ya da bağımsız bir belleği bulunan kredi kartı büyüklüğünde ve özelliğinde olup işlev yönünden uydu yayınlarının şifrelerinin çözülmesi için kullanılan plastik kartlardır. Bu kartlar çoğunlukla yukarıda sayılan modüllerin içine sürülerek kullanıldığı gibi bazı alıcıların içinde gömülü olan modüllere ait kart okuyucuların da içlerine sürülerek kullanılırlar. Şifre sisteminde değişken parça olarak kart kullanılmaktadır. Süre sınırları, bazı yayınları izlenmesi, bazı yayınların izlenememesi gibi işlevler genellikle kart üzerinden yerine getirilmektedir. Kartların da yasal yayıncı kuruluşlar tarafından satılanları olduğu gibi sonradan kart programlayıcılar tarafından doldurulabilen boş tipleri de vardır. Yayıncı kuruluşların verdiği kartların üzerlerinde bu kuruluşların logoları, geçerli olduğu süreler ve açtığı paketin adı gibi bilgiler mevcut olabilir. Boş olarak satılan kartlarda ise kartın üzerindeki işlemci bellek kapasitesi, bellek ve işlemcinin hızı ve hangi şifreleme sistemlerinde iş gördüğü gibi farklılıklar mevcuttur. En yaygın boş kart örneği Fun kartlardır. Yeni geliştirilen bazı kartlara örnek olarak da Opos kart verilebilir. Kimlik  kartı görevi yapar. Hangi kanalın, hangi tarihler arasında izleneceğini belirler. Kanalın izlenebilmesi için  kartta bulunan bilgiler ile  merkezdeki bilgilerin uyuşması gerekir.

  • Yayıncı kuruluş smartcard ile bizimle konuşur (Abonelik işlemi)
  • Smartcart  CAM ile konuşur.
  • CAM uydu alıcısı ile konuşur.
  • Uydu alıcısı gelen datayı uygun şifre (Yayıncı kuruluşun şifresi) ile çözerek kanalın ses ve görüntüsünü açar.

Şekil 1.21 Smart kart çeşitleri

1.3.3 PVR

PVR, Personel Video Recorder (Kişisel Görüntü Kaydedici) kelimelerinin baş harflerinden oluşur ve dahili bir sabit diski olan bütün uydu alıcılarına verilen bir isimdir. PVR, “Personal Computer” ve “Video Cassette Recorder” ifadelerinin birleştirilmesiyle oluşturulmuştur. Bunun nedeni, standart video kayıt cihazlarında olduğu gibi ses ve görüntü yayınlarını kaydetmesi ve bunun için bir sabit disk kullanmasıdır.

PVR’ın pek çok avantajı vardır. En başta kalite: programlar dijital formatta kaydedilir ve daha sonra canlı yayınlarla aynı dijital kalitede izlenirler. Diğer bir avantaj da hızdır. Kayıt etmek istediğiniz ilginç bir program olduğunda boş bir kaset aramaya, bunu takıp videonun uzaktan kumandasını bulup en sonunda “kayıt” etmekle uğraşmaya gerek kalmaz. Bunun verine PVR kumandası üzerindeki tek bir tuşa basarak izlemekte olunan program kaydedilmeye başlanabilir.

Üçüncü büyük avantaj ise “Time-shift” (zaman-aktarma)özelliğidir. Sadece kumanda Üzerinde bir tuşa basıldığında PVR görüntüyü donduran ve sessizce programı kaydetmeye başlar. Daha soma başka tuşa basarak programın kaldığı yerden devam etmesi sağlanabilir. Hiç şüphesiz PVR, izlemeye devam ettiğinde de kayıt etmeye devam ettiği için programın tamamı izlenir.

Bütün PVR’lerde daha önceden yapılmış bir kaydı izlerken o an yayınlanan bir programı kaydetmek mümkündür. Bu iki taneye sahip olmadıkça video kayıt cihazlarında imkansızdır. Eğer iki canlı yayını eş zamanlı olarak birini izlerken diğerini kayıt etmek isteniyorsa, PVR cihazın iki ayrı tuneri olması gerekir. Bu özellik yalnızca birkaç markada bulunuyor. Bu özelliğin kullanabiImesi için ya iki LNB ya da çift çıkışlı bir LNB olmalı. Her tuner LNB’ye polarizasyon ve yüksek alçak bant değiştirme komutları gönderirken sanki tümüyle farklı bir uydu alıcısıymış gibi davranır.

PVR’ler yalnızca uydudan gelen yayınları kaydedebilirler. Eğer normal antenle alınan bir program kaydedilecekse eski yöntem kullanılmak zorundadır. Diğer bir problem ise kapasitelerinin artmasna ve fiyatlarının sürekli düşmesine rağmen sabit disklerin sınırlı büyüklükte olması. Şu anda piyasada bulunan PVR’ler asgari 20 GB’lık sabit disklere sahipler. Bu rakam 60 veya 80 GB’a kadar çıkabiliyor. 20 GB’lık bir sabit diske 11 – 12 saatlik bir görüntü  kaydı yapar.

Kaydedilen programı bilgisayara aktarmak PVR’ın ne tür bağlantılara sahip olduğuyla alakalıdır. Yalnızca seri bir arabirimle bu mümkün değildir; çünkü 115 Kbit/sn’lik bağlantı hızıyla bir filmi aktarmak günler sürer. Neyse ki bazı PVR’ler daha hızlı veri iletişimi sağlayan USB bağlantısının kullanılmasına olanak tanıyor. Fakat bir PVR tarafından kayıt edilen programlar bilgisayarın ses ve görüntü yazılımları tarafından her zaman tanınmayabilir. Bu PVR’nin veri kayıt ederken  hangi formatı kullandığına bağlıdır. Örneğin radyo programları genellikle MP3 formatında kaydedilirken TV programları bir kaç farklı formatta kaydedilir. Bu durumda bir formattan diğerine dönüşüm yapmanızı sağlayacak araçları bulmakta internet yardımcı olabilir.

PVR’ların kullanımı normal bir video cihazından daha zor  değildir. Üzerinde standart kontrol tuşları bulunur:  kayıt, oynat, durdur, geri al hızlı/yavaş ileri al ve don­dur  çoğu PVR  başında kimse yokken favori programları kaydetmeyi sağlayan saat fonksiyonuna sahiptir. Genellikle, kullanıcının kayıtları bulmasına yardımcı olan ve sabit diskin içindekileri gösteren bir liste vardır. Bu listeden bir kaydı izleyebilir veya biraz yer açmak için bazıları silinebilir.

Çoğu PVR üreticisi kişisel bilgisayarlarda kullanılan standart ElDE sabit diskler kullanırlar.     Bu sayede, ileride daha büyük veya daha hızlı sabit diskler almak mümkün olacak. Böyle bir şey yapmadan önce PVR cihazIarının sabit diski formatlama (veya tanıma) özelliğinin olduğundan emin olunması gerekir, aksi takdirde kullanılamayabilir.

Bilgisayarda kullanılan bir uydu kartı PVR olarak kullanılabilir. Evet, hiç şüphesiz bilgisayarın sabit diskine kayıt yapmayı sağlayan pek çok bilgisayar uydu kartı var. Üstelik bu, ayrı bir PVR almaktan daha ucuz bir çözüm; çünkü  bilgisayarın içinde mevcut donanıma ayrıca para ödemeye gerek kalmaz. Ancak bilgisayarda boş bir  slot olması gerekir.

Normal uydu alıcılarında olduğu gibi bir PVR sadece şifresiz yayınlar için olduğu gibi şifreli yayınlar için de tasarlanmış olabilir. Hiç şüphesiz uygun bir modül (dahili veya modül yuvasına takarak) ve buna uygun bir Smartkart olması gerekir. Daha sonra şifreli TV ve radyo yayınlarını izlenebilir veya kaydedilebilir.

1.1   UYDU ALICIARININ GELECEĞİ

Teknolojinin her alanında olduğu gibi, uydu alıcılarında da  hızlı gelişmeler yaşanıyor. Yeni gelişen teknolojiler. Kullanıcıları olduğu kadar üreticileri de zorluyor, bunlar arasında en önemli konu üreticilerin her gün gelişen ve sayıları, yetenekleri artan ana chiplerin hangisine karar verecekleri konusudur, bugüne kadar 3-4 ana üretici ve benzer özellikler arasında sıkışan, reciever ana işlemci üretimi artık boyutunu aştı ve hem iyi hem de karmaşa haline geldi.

Şu ana kadar en çok kullanılan STI 5518 entegresinin önümüzdeki sene üretiminin biteceğinin açıklaması gerek üretici gerek yazılımcıları hayli endişelendirdi ve üreticiler yaklaşık bir sene süren ilk etap sorunları ve yazılım uygulama aşamasını biran önce geçmek için 5518’Ii üretimlerini kesmeden bazı modellerinde yeni ana chipleri kullanmaya başladılar. Yaygın görüşe göre, yeni chiplerin sorunsuzluğu her etapta tartışılabilir. Başlangıçta yüksek hız, ön bellek ve multimedya desteğiyle ve en önemlisi destekledikleri OSD grafikleriyle çok albenili gözükseler de ana chip imalatçılarının buldukları sorunları yeni seriye geçerek çözme pozisyonları Avrupa için çok önemli olmasa da uydu alıcısını yıllarca ve sorunsuz kullanmak isteyen Ülkemiz tüketicilerini belirsiz günler beklemekte. Aynı şekilde gerek tamir ve arıza olaylarının aza indirgenmesi ve maliyeti düşürmek için tunerler artık tek bir chip ve 5-6 komponentten oluşan mikro kutular haline geliyor, bu da şüphesiz eski tünerlerin hassasiyetini ileride daha çok arayacağız mantığını doğuruyor.

Uydu alıcısı kullananları ilgilendiren en büyük sorunda yazılım desteği olacak. Yeni chiplerin yazılım aşamaları ve uygulamaları tamamen farklı. Bu yüzden yıllardır 5512 ya da 5518 sorun ve geliştirmesinde uzmanlaşmış tecrübeli yazılımcılar en az bir sene mücadele edecekleri ve belki de 6 ay soma yenisiyle değişecek bir chipin uydu alıcısına uyarlanmasında tabii ki zorlanacaklar. Bir yanda cihaz bekleyen pazar, bir yanda doğru ana chipi seçip bir an önce’ yazılımcıları yetiştirmek isteyen ana üreticiler.

Yeni dönemde üreticiler kopya şansı olmadıklarını iddia ettikleri hardware korumalı cihazlar üretecek. Ülkemizde bir ara nerdeyse, furya haline gelen uydudan yazılım güncelleme yine firmaların gündemindeyse de bu aralar ana dert hangi chipsetin seçileceği konu. Son kullanıcıyı fazla ilgilendirmese de cihazın özelliklerini belirleyen ve sınırlayan çalışmasını  düzenleyen ve gelişmesini sağlayan en büyük sınırlayıcı ana işlemçi HDTV-IP BUX ve son günlerde Avrupa pazarında patlama yaşayan DVB- T DVH-C uydu alıcıları, doyuma ulaşan DVB-S pazarının açığını dengeliyor.

HDTV için şu anda en büyük pazar ,Amerika. Direct TV mevcut abonelerin cihazlarını değiştirerek bu sisteme dönmeyi planlıyor. Koreli büyük üreticiler aynı anda hem plazmalarını hem de uydu alıcılarını yetiştirmek için sıkı çalışıyor sonuçta unutulmaması gereken bu uydu alıcılarını ve teknolojiyi yazılımcıları, imalatçılar, satıcılar, kullanıcılar değil, uydu alıcılarının özelliklerini ve şeklini belirleyen chip imalatçıları belirtiyor. .

2007 senesi için NEC IBM, STI, CONAXENT gibi büyük imalatçıların chip programlarına bakıldığında uygulayıcıların durumu daha da zorlaştı. Aynı chip 6 ay sonra çok daha özelikli ve daha ucuz fiyata satılacak. Ama üretim sürmek zorunda. En büyük gelişme bizi pek ilgilendirmese de DVB-S, DVB-T, DVB-C, İP  Box, HDTV uydu alıcılarını tek. bir chiple aynı kılıfta destekleyecek yeni ana chipler 2007 sonunda üretimdeler. Şu anda da yeni bordlarda ana chipler dışında sadece flash ve SDRAM dışında işlemci kalmıyor gibi.

Benzer Yazılar

YAZAR : Admin

Elektronik Mühendisi / E.Üni. Kalibrasyon Lab. Sorumlusu / Biyomedikal Kalibrasyon Laboratuvarı Sorumlu Müdürü (Sağ.Bak.) / X-Işınlı Görüntüleme Sistemleri Test Kontrol ve Kalibrasyon Uzmanı (Sağ.Bak.) / Ultrason-Doppler Sistemleri Test Kontrol ve Kalibrasyon Uzmanı (Sağ.Bak.) - Hatalı veya kaldırılmasını istediğiniz sayfaları diyot.net@gmail.com bildirin

BU YAZIYI DA İNCELEDİNİZ Mİ ?

SCISHION V88 TV Kutusu Rockchip 3229 Dört Çekirdekli

SCISHION V88 Android Tv Box ile Netflix, Kodi gibi medya platformlarını kullanabilir, Play Store’daki Android …

Bir cevap yazın