Ultrason

Ultrason ses dalgalarından faydalanarak görüntüleme sağlayabilen bir yöntemdir. 

Ultrason Nedir ?

Ultrasonografi insan kulağının duyamayacağı kadar yüksek düzeyde frekansta olan ses dalgalarını kullanılarak insanların iç organlarında görüntülerin elde edilme işlemidir.

İnsan kulağının işitemeyeceği 2-10 MHz (1 Hertz = 1 titreşim/sn, MHz = 1 milyon hertz) ses dalgalarından faydalanılarak görüntüleme yapılır .

Ses dalgalarının organlara ve dokulara yansımasından kaynaklı olarak görüntüler elde edilir.  Ses dalgaları her organda aynı şekilde yansımaz. Her organa göre farklı şekilde yansıma özelliği vardır.

Görüntüleme için ultrason frekansı yapılacak uygulamaya göre seçilmektedir.
– Abdomen görüntüleme gibi ses dalgalarının uzun mesafeler kat etmesinin gerektiği durumlarda düşük frekanslı ( 3,5 – 5 MHz ) ses dalgaları,
– Tiroid ve meme görüntüleme gibi yüzeye yakın organ görüntülemelerinde ise yüksek frekanslı (7,5 – 10 MHz) ses dalgaları kullanılmaktadır.

ultrason

Ultrason Nasıl Çalışır?

Ultrasonun çalışma prensibi ses dalgalarının farklı doku ve organlardan farklı şekilde yansıması özelliğine dayanır. 

Üretilen ultrasonik dalgalar incelenmek istenen yapıya (vücuda, organa) gönderilir, yansıyan dalgalar algılanarak işlendikten sonra ekranda görüntülenir. Böylece vücudun iç yapısıyla ilgili her farklı ortamdan, yapıdan farklı yansımalar olacağı için elde edilen görüntü bilgileri ayırt edilebilir. Ses dalgalarının yayılma hızını, ortamın cinsi, yoğunluğu, ısısı ve başka faktörler belirler. Ortam ne kadar yoğun ise yayılma hızı o kadar artar.
Ultrason dalgaların yansıması ve kırılması düzgün ve büyük yüzeylerde oluşur. Dokuların içinde homojen olmayan ve farklı yoğunlukta kitleler mevcuttur. Ultrason dalga bu tür kitlelere çarptığında saçılmaya uğrar ve yön değiştirir.
Ultrason demeti dokulardan geçerken gücünde azalma oluşur. Ultrason demeti dokulardan geçerken gücünde azalma oluşur. Ultrason dalgalarının yoğunluğunun azalmasına enerjisinin bir kısmını kaybetmesine yol açan zayıflamaya üç temel etken yol açar.

  • Birincisi soğurmadır. Dokudan geçen ultrasonun enerjisinin bir kısmı doku tarafından soğurulur ve soğurulan enerji ısı olarak ortaya çıkar.
  • İkinci etken saçılmadır. Saçılma sonucunda birim alandan geçen enerji miktarı azalır.
  • Üçüncü etken ultrason demetinin belirli bir mesafeden sonra genişleyerek yayılmasıdır.

Dalga uzunluk, basınç ve amplitüdü

Ultrason ile görüntü oluşumu probda bulunan piezo-elektrik kristalleri ile olmaktadır. Bu kristallerin amacı elektrik akımını, mekanik basınç dalgalarına dönüştürmektir (piezo-elektrik olay: bu durum iki yönlü çalışır, yani bu cisimler basınç ile elektrik akımı üretebilirler). Oluşan ses dalgaları dokulara gönderildikten sonra tekrar yansıyıp veya kırılıp proba geri dönmektedir ve prob ise bu sefer alıcı görevi ile gelen ses dalgalarını piezo-elektrik kristalleri ile elektrik akımına çevirip görüntüyü ekrana göndermektedir.
Piezo-elektrik olayı: basınç ve elektrik akımının çift yönlü çalışması
Her dokunun ses dalgasına karşı farklı direnci vardır. Bu durum dokuların ekranda farklı tonlarda gözükmesi ile sonuçlanmaktadır;

  • Kemik korteks ve kalsifiye safra taşları fazlaca yansıtıcı olduğu için (reflection) ekojen görünürler (görüntüde beyaza yakın gri)
  • Sıvılar (mesane ve damarlar) ses dalgalarını oldukça iyi geçirdiği için yankı çok az olur (görüntü siyaha yakın gri)
  • Karaciğer gibi yumuşak dokular ise arada homojeniteye sahiptir (orta düzeyde gri izlenir)

Ultrason Modları

  • A-mod farklı yoğunluktaki doku katmanlarından yansıyarak gelen eko sinyallerinin şiddetleri derinliğe bağlı olarak gösterilir. Ekranda elde edilen sinyallerin sinyal jeneratöründen elde edilen sinüs dalgasının osiloskop ekranında görüntülenmesine benzetebiliriz. Günümüzde A mod görüntüler, görüntüleme maksadıyla kullanılan ultrason cihazlarında pek kullanılmamaktadır. A mod görüntüleme daha çok EMG, EEG, EKG sinyallerinin izlenmesinde kullanılırlar.
  • B-mod, ultrasona başlayanlar için en kullanışlı olan moddur ‘’parlaklık modu – brightness mode’’. Bu taramada probdan gelen ses dalgaları dokular içinde yayılma ve kırılma/yansıma ile geri dönerek iki boyutlu (2D) bir görüntü oluştururlar. Bu görüntüler, dokuların sese tepkisine göre ekranda değişik parlaklıktaki gri tonlar şeklinde oluşmaktadır (beyaz-siyah arası).

B-mod görüntüsü

  • M-mod ‘’hareket modu – motion mode’’; hareketli olan B-mod’un sadece bir parçası alınarak zaman ekseni üzerinde görüntü oluşturmak için kullanılır. Kardiyak olayların zamansal incelemesi ve yüksek hızlı hareketlerin kaydedilmesi amaçlı kullanılır.

M-mod (görüntünün alt kısmında) ve B-mod görüntüsü. M-mod, kalbin belirli bir kısmının hareketini yakalamaktadır.

  • Renkli doppler, renk-akım modu olarak bilinir ve B-mod üzerinde kan akımı veya doku hareketlerini renklendirerek görüntüleme sağlar.

Renkli doppler

  • Power doppler; renkli dopplerin aksine akım hızı ve yönünü değil, dönen frekans genişliğini ve çok düşük akımları ölçmede kullanılan moddur. Testiküler veya over torsiyonu gibi vasküler acillerde kullanılır.

Power doppler

  • Spektral doppler; sürekli ve atım dalga formundan oluşur. Sürekli dalga formunda görüntüden ziyade alınan doppler dalgaları sese dönüşür. Sıklıkla damarları göstermek ve fetal kalp atımı tayininde kullanılır. Atım-dalga formunda ise, alınan doppler sinyalleri ile bir spektrum-dalga oluşturulur. Venöz akımda daha düz iken, arteryal akımda daha keskin şekillidir.

Arteriyal akım görünümü, keskin şekilli.

Artefaktlar

Artefakt, bir görüntüde istenmeyen veya hastanın anatomisi ile ilgili olmayan; yani, normalde var olmayan görüntülerdir. Artefaktlar, görüntünün yorumlanmasında yararlı olabildiği gibi; bazen de yeterli bilgiye ulaşmayı engelleyebilir.

  • Akustik pencere ve akustik zenginleşme; ses dalgaları sıvı dolu yapılar (zayıf ekojen) içinden geçtikten sonra artarak arkasındaki yapıya çarpıp geri dönmesidir. Bu şekilde sıvı dolu yapı pencere görevi yaparak arka tarafındaki yapı daha parlak (daha ekojenik) görülür. Dolu bir mesane, bu sayede pelvik incelemede ideal bir akustik pencere olur.

Mesane (akustik pencere) arkasındaki yapılar daha ekojenik görünmekte ve ayna artefaktı izlenmekte

  • Akustik gölgelenme; zenginleşmenin tam tersi olup kemik ve kalsifiye taşlar gibi hiperekojenik yapıların ses dalgalarını büyük oranda yansıtarak arkasında hipoekojen-karanlık bir gölge bırakmasıdır. Safra kesesi veya üriner sistem taşlarında taşın arkasında kuyruklu yıldız efekti oluşmasına neden olur, yani tanı koydurucudur. Üst abdomen ve toraksta ise aynı durum görüntü yakalanmasına engel olarak zorluk oluşturabilir.
  • Kenar artefaktı; bazı yuvarlak yapıların (damar, kist, safrayolu) taranması sırasında yapının kenarından oluşan akustik gölgelenmedir.

Kenar artefaktı

  • Çoklu yankılanma (reverberasyon); ses dalgalarının doku ile prob arasında veya iki doku arasında birden fazla kez gidip gelmesi ile oluşmaktadır. Bu sebeple her yankılanmada fazladan bir görüntü oluşur. Bu durum az jel sürüldüğünde de oluşabilir.

Reverberasyon artefaktı

  • Ayna artefaktı; iki yapı arasında geniş kavisli yüzey olması durumunda ortaya çıkar. Ses dalgalarının geri dönme zamanı uzar ve görüntü normalden daha derindeymiş gibi ikinci bir görüntü oluşur. Karaciğerin diafram arkasında gözüküyormuş gibi olması ve distandü mesanede pelviste ikinci bir mesane görüntüsünün sebebidir.

Mesane (akustik pencere) arkasındaki yapılar daha ekojenik görünmekte ve ayna artefaktı izlenmekte

Transdüser (Prob)

Ultason cihazının ses dalgaları gönderen ve dokulardan geri dönen ses dalgalarını algılayan vücuda tutulan kısmına prob denir.

Transdüserler piezo-elektrik dizilimlerine göre adlandırılırlar.

  • Lineer dizilimli (array) problar, yüksek frekanslı problar olup (7-12 MHz) yüzeyel dokularda (kas iskelet) çok iyi görüntü verirler.
  • Konveks (curvilinear) problar, daha geniş ve derin dokulalara ulaşabilmek için düşük frekans (3.5-5 MHz) kullanırlar.
  • Faz dizilimli (array) veya mikrokonveks problar, daha küçük bir alandan daha fazla görüntü elde etmekte kullanılır, kardiyak/torasik görüntüleme.
  • İntrakaviter problar, uzun saplı mikrokonveks probla benzer olup transvajinal kullanılır.

Acil serviste sık kullanılan problar

Terminoloji

  • Anekoik/Ekolüsent: ses dalgalarının tamamına yakını dönmez, siyah görülür.
  • Hipoekoik: yapıdan çok az dalga döner, çevre dokulardan koyudur.
  • Hiperekoik/Ekojenik: çok fazla dalga döner, çevre dokulardan parlaktır.

  • Transvers kesit; aksial kesit olarak da bilinir. Yere paralel, yukarı aşağıyı ayıran kesittir.
  • Sagittal kesit; longitudinal kesit olarak da bilinir. Yere dik, sağı ve solu ayıran kesittir.
  • Coronal kesit; frontal kesit olarak da bilinir, önü ve arkayı ayıran kesittir.

Kesitler

Makine Fonksiyonları

Bazı değişikler olsa da birçok makinede ortak özellik ve tuşlar bulunmaktadır.

  • On/Off: Açma / Kapama düğmesi
  • Select Probes: Prob değiştirme
  • Set: Açık olan menüde seçim yapmak veya ölçüm noktasını seçmek/sabitlemek
  • Preset Menu: Daha önceden kaydedilmiş menüleri seçme- abdomen, vaskuler gibi
  • Scroll: Kaydırma topu, bazı makinelerde dokunmatiktir. İmleci kullanır, dondurma tuşuna bastıktan sonra kaydedilmiş olan önceki birkaç görüntüyü geri getirebilir
  • Gain (Kazanç): Ses dalgalarının gücünü arttırarak görüntü parlaklığını arttırır
  • Depth Adjustment: Derinlik ayarı sağlar
  • Freeze: Görüntüyü dondurur
  • Print/Save: Dondurulmuş görüntüyü yazdırır ve/veya görüntüyü kaydeder
  • Measurement / Cursor: Ölçüm tuşuna (measurement) bastıktan sonra imleci ölçüm yapacağınız yere getirip ‘’set’’ veya ‘’mark’’ bastıktan sonra ikinci imleç çıkacaktır. İkinci ölçümde de aynı yol takip edilir
  • Change Mode: Doppler, M-mod gibi modlar arasında geçiş sağlar
  • Focus: Görüntüde odaklanmak istediğiniz yeri belirler, görüntü kalitesi sağlar

Ultrasonografi Türleri

Ultrasonografi çekimleri kullanım amaçlarına ve incelenen hastalıklara göre farklı farklı şekillerde gerçekleştirilmektedir. Bu çekim tekniği ile kontrol edilebilecek olan hastalıklar bellidir ve bunlara göre farklı farklı metotlar kullanılmaktadır. Bunlar:

  • Power Doppler Ultrasonografi
  • Doku Harmonik Görüntüleme
  • Siyah Beyaz Ultrasonografi
  • Kontrast Harmonik Görüntüleme
  • Renkli Doppler Ultrasonografi
  • 3D Ultrasonografi
  • Spektral Doppler Ultrasonografi
  • 4D Ultrasonografi

Bu çekim tekniklerinden hangilerinin kullanılacağı uygulayıcı tarafından tayin edilmektedir. Bunların tercih edilmesi açısından göz önüne alınanlar incelenmekte olan hastalık ve hastanın kişisel, genel sağlık durumudur.

Tedavi kapsamında birçok veri elde etmeyi sağladığı için bu tetkik hayati anlamda önemlidir. Özellikle kullanıldığı zamanlar içinde;

  • Akciğer hastalıklarında
  • Kalp rahatsızlıklarında
  • Kanser taramalarında
  • Üreme organları hastalıklarında
  • Karaciğer hastalıklarında
  • Safra kesesi ile alakalı rahatsızlıklarda
  • Boyun zedelenmesi olduğunda
  • Troid bezinde meydana gelen hastalıklarında
  • Gebe olan bayanlarda gebelik döneminde
  • Kas ve iskelet sistemi hastalıkların aktif bir şekilde ultrason uygulaması kullanılır.

Ultrason işlemleri ultraviyole ışınları içermez. Bundan dolayı verilen ışınların bir zararı bulunmamaktadır. Ultrason yararları ve zararları bulunan bir uygulamadır.

Ancak seslerin dalgaları kullanıldığı için aşağıda bulunan zararları tespit edilmiştir.

  • Halk arasında okuma güçlüğü ve öğrenme güçlüğü olarak bilinen soruna yani disleksiye sebep olabilmektedir.
  • Özellikle çocuklarda çocukluk dönemlerinde kullanıldığında kanser hücrelerinde artışlara sebep olur ve yayılmasını sağlar.
  • Çocuklarda konuşma dönemlerinde konuşma geriliğine sebep olur.
  • Çocuklarda yaşın gerilemesine sebep olmaktadır.
  • Doğum oranlarında azalmalara sebebiyet verir.
  • Doğum döneminde nadir de olsa bebeklerde duyma yetisine sebep olması zararları içinde yer alır.

Özellikle gebelik dönemlerinde sık şekilde normal ultrason ve renkli doppler şeklinde kullanılır. Gebelik dönemlerinde ultrasonun bebeğe zarar vermemesi adına;

Türkiye’de gebelerde yaklaşık 11-12 kez ultrason kullanılıyor. Oysa bu sayı, en fazla yedi olmalı. Doktorlarımıza göre  5-6 ultrason incelemesi yeterli.

İlk üç ayda bir kez yapılması lazım.

Sonra 18-20 ve 24-28’inci haftalarda olmak üzere toplam 5-6 kez yeterli olacaktır.

ABD başta olmak üzere gelişmiş ülkelerde anne karnındaki bebeğin ultrasonla takibi sınırlı sayıda yapılıyor. İngiltere’ye, ABD’ye baktığınızda isteseniz de ultrason incelemesi yaptıramazsınız.

İlk üç ayda, sonra 18-23’üncü hafta arasında daha sonra da gebeliğin son döneminde bebeğin eşi önde mi, bebek ters mi düz mü ona bakılıyor. Zaten sistem ancak üç ultrason parasını ödüyor.

Ultrason / Doppler Görüntüleme Sistemleri Testleri

Elektriksel Güvenlik Testleri

Görsel Muayene

Görüntü Homojenitesi

Aksiyel Çözünürlük

Lateral Çözünürlük

Ölü Bölge

Görüntüleme Derinliği

Sistem Ölçüm Doğruluğu

Kistik Yapı Görüntüleme

Benzer Yazılar

YAZAR : Admin

Elektronik Mühendisi / E.Üni. Kalibrasyon Lab. Sorumlusu / Biyomedikal Kalibrasyon Laboratuvarı Sorumlu Müdürü (Sağ.Bak.) / X-Işınlı Görüntüleme Sistemleri Test Kontrol ve Kalibrasyon Uzmanı (Sağ.Bak.) / Ultrason-Doppler Sistemleri Test Kontrol ve Kalibrasyon Uzmanı (Sağ.Bak.) - Hatalı veya kaldırılmasını istediğiniz sayfaları diyot.net@gmail.com bildirin

BU YAZIYI DA İNCELEDİNİZ Mİ ?

Doppler Ultrasonografi

Modern tıpta kullanılan güvenilir bir teşhis ve kontrol yöntemi olan ultrasonografi insan vücuduna frekansı yüksek …

Bir cevap yazın